Bilinen bir parçayı yeniden düzenlemek, baştan aranje yapmaktan daha zordur. Dinleyicinin belleğinde bir kayıt zaten vardır.
İlk karar neyin korunacağıdır. Çoğu parçada tanınırlığı taşıyan tek bir öge bulunur: bir riff, bir ritim kalıbı ya da nakarat melodisinin ilk cümlesi.
Bu öge korunduğunda geri kalan her şey değiştirilebilir. Tempo, tonalite, enstrüman dağılımı ve tür bile.
İkinci karar yön belirlemektir. Düzenleme parçayı sadeleştirecek mi yoksa yoğunlaştıracak mı? İki yön aynı anda denenmez.
Tempo değişimi en güçlü araçtır; aynı parça yavaşlatıldığında sözler farklı duyulur. Tonalite değişimi vokalistin aralığına göre yapılır ve düzenlemenin doku kararlarını da etkiler. Telif ve izin tarafı ayrı bir başlıktır; yayımlanacak bir düzenlemede eser sahibi izinleri kayıt öncesinde çözülür.
Kayıt öncesinde iki referans yan yana dinlenir: orijinal kayıt ve hazırlanan taslak. Bu karşılaştırma, düzenlemenin ne kadar uzaklaştığını somut olarak gösterir.
Vokal yorumu ayrı bir karardır. Düzenleme yeni olsa bile orijinal yorumu taklit eden bir vokal, çalışmayı bir kopyaya yaklaştırır.
Yayın öncesinde künye bilgileri kontrol edilir: eser sahipleri, düzenleyen ve icracılar ayrı ayrı yazılır. Bu bilgi hem yasal hem de mesleki bir gerekliliktir.
Stüdyomuzda yeniden düzenleme çalışmaları önce bir taslak versiyonla denenir, yön onaylandıktan sonra kayda geçilir.