Seslendirme kaydında hedef, sesin oda özelliği taşımamasıdır. Kayıt sonradan farklı ortamlara yerleştirileceği için odanın izi bir kirlilik sayılır.
Bunun için kabin ölçüleri ve yüzey kaplaması birlikte çalışır. Küçük ve emici bir hacim, ilk yansımaları büyük ölçüde soğurur.
Mikrofon seçimi ikinci sıradadır. Geniş diyaframlı yön karakteri kardioid bir mikrofon, dublaj işlerinin çoğunda standarttır.
Mesafe kararı kritik: yakın konum yakınlık etkisiyle kalınlık verir, uzak konum ise odayı içeri alır. On beş ile yirmi santim aralığı çoğu ses için başlangıç noktasıdır.
Patlayıcı harfler için pop filtresi kullanılır ve mikrofona hafif açı verilir; doğrudan karşıdan konuşmak hava darbelerini artırır. Kayıt seviyesi tepe noktalarında baş üstü boşluk bırakacak biçimde ayarlanır; oyunculuk yoğunlaştığında seviye beklenmedik biçimde yükselir. Metin kâğıdı da bir gürültü kaynağıdır; sayfa çevirme sesleri için ayrı bir düzen kurulur.
Kabin içindeki ışık ve havalandırma da kayıt koşullarının parçasıdır. Sessiz olmayan bir havalandırma, kaydın altına sürekli bir uğultu bırakır.
Oyuncunun duruşu sabitlenir. Ayakta çalışmak nefes desteğini artırır ama mikrofon mesafesinin korunması için bir işaret gerekir.
Uzun seanslarda kabin sıcaklığı yükselir ve bu, ses üzerinde doğrudan etkilidir. Aralarda havalandırma açılır ve mikrofon konumu yeniden doğrulanır.
Stüdyomuzda dublaj ve seslendirme kayıtları yalıtılmış kabinde, metin düzeni önceden kurularak yapılır.